Yeşil Ekonomi Konferansı-Açılış Konuşmaları ve 1.Oturum

By: mithatmarul

Kas 08 2011

Kategori Yeşil Ekonomi Konferansı

Yorum bırakın

Aperture:f/3.5
Focal Length:12.074mm
ISO:800
Shutter:1/100 sec
Camera:Canon PowerShot G12

22 Ekim 2011   Heinrich Böll Stiftung Derneği – Yeşil Düşünce Derneği

 

2.Yeşil Ekonomi Konferansı-Yerel Yeşil Seçenekler

Özgür Gürbüz; Yerel yönetimlere dayanan bir program hedefiyle açılışı yapıyoruz, yeşil ekonomi alanında örnekler ve deneyimlerimizi paylaşacağız.

————————-AÇILIŞ KONUŞMALARI———————–

Dr. Ulrike DUFNER;

Yerel idarelerin politika geliştirmeleri ve bu politikaların uluslararasına yayılması; deneyim alışverişini sağlıyacak adımlar atılmasını  hedefliyoruz. Hamburg belediyesi’nden Dirka Griesshaber’in sunumu olacak; Yeşil Başkent.  Türkiye’den yeşil yerel idare başarı örnekleri, alternatif enerji ve turizm politikalarını konuşacağız. İklim değişikliğinin ve yanlış kalkınma politikalarının zararlı etkileri göz önüne alınmadı.Yeşil seçenekler sadece ekonomik değil sosyal ve tarihsel öneme sahip. Bu konuda herkesin örnek alabileceği,genel geçer bir  örnek yok, her belediyenin kendi yerelinde politika üretmesi ve uygulaması gerekiyor çünkü küreselleşme karşıtı hareket yerel ölçekli olmak durumunda. Kendi belediyeniz  için kendi yeşil politikanızı belirlemeniz gerekli. Türkiye’deki örnekleri paylaşarak bu fikirleri iyileştirmeyi, geliştirmeyi amaç edinmeliyiz. Siyasi farklılıklar enerjimizi bölmemeli.yeni yeşil paylaşımlar geliştireceğiz.

Yüksel Selek ; Yeşiller Partisi Eş Sözcüsü

Bütünsel bir politika geliştirmek için çok bir şey yapamıyoruz. Sınırsız büyüme yerine yeşil ekonomi bu alternatifin karşılığı.Yeşil ekonomi, yeşil iş gibi şeyler çok yeni. Bu kavramların içini doldurmak,kamusal alanda da bilinir hale gelmesini sağlamak için bu konferans çok önemli bir fırsat. Küresel ekonomi, ekonomik krizi; ekolojik krizi kullanarak aşmaya çalışıyor. Tüketici vicdani bir tavırla çevre dostu,yeşil boyalı tüketimi tercih ediyor. Bireysel tasarruflar önemli ama bilinmeli ki yetersiz. Yerel seçenekler üzerinden örneklemeler yeni anayasa yapım sürecinde yerel yönetim reformu isteğine argüman sağlayacak. Bir yandan 27 yıldır süren savaş, nükleer, termik ve hidroelektrik santral yatırımları, yol vs yapımıyla ekobölgelerimiz, havamız, suyumuz ciddi tehdit altında.Doğamız sömürgeleştiriyor. Ab ilerleme raporuna göre geçen yıl Türkiye çevre konusunda ilerleme kaydedemedi. İktidarın başlıca isteği hizmet götürmek,istihdam yaratmak. Hizmet götürürken doğanın haklarını korunmasını, istihdam yaratırken sosyal adaletin sağlanmasını istemek en önemli görevlerimiz.

  1. OTURUM- YEŞİL BİR BELEDİYE MÜMKÜN MÜ?

Dr. Dirka Griesshaber;  Hamburg Kentsel Gelişim ve Çevre Bakanlığı/Avrupa Yeşil Başkenti 2011 Hamburg Yürütme Kurulu Üyesi

2011 Avrupa Yeşil Başkenti HAMBURG Anlatımı;

Hamburg, Almanya’nın politik duruşunda önemli bir söze sahip. Hamburg’un toplam nüfusu 4.3 milyon bu nüfüsun 1.8 milyonluk kısmı şehir merkezinde yaşıyor.

Avrupa’nın en büyük bakır işleme merkezi,en büyük limanını barındıran kentte çevresel sorunlar mutlak oluyor.Almanya’nın önemli medya merkezlerinden olan Hamburg oldukça yüksek yaşam kalitesine sahip.

Bölgede çok yüksek düzeyde sanayi olmasına rağmen yüzde 30 oranında doğal rezerv korunmakta ve geliştirilmekte.Doğal rezerv yaratma politikamız var. Avrupa Yeşil Başkent Ödülü’ne başvururken Yeşil anlayışlı bir hükümet varmış, yıl içinde hükümet değişse de çalışmalarını sürdürebilmişler.Hamburg’da yüzde 40 çiftçilik var. Kişi başına 30 m2 yeşil alan var.

Peki Avrupa Yeşil Başkent Nedir?

Avrupa Komisyonu’nun geliştirdiği yerni bir ödül. İlk olarak 2009’da verildi ve ödülü  Stocholm aldı. Ödüle 200.000 den fazla nüfuslu kentler başvurabiliyor. Şu anda komisyon 2014 değerlendirmelerini yapıyor. Kopenhag, Viyana gibi Avrupa kentlerinin yanı sıra Bursa ve Trabzon da ödül için yarışıyor. Bu ödülün arkasında yatan neden; çevreyi geliştirme ve  ekonomiyi birlikte geliştirme. Başkent olması gerekmiyor; önemli olan rol model potansiyeli olması.

Her 5 Avrupalı’dan 4’ü şehirlerde yaşıyor ve sera gazının %75’ini üretiyorlar.

2012 Yeşil Başkenti İspanya’da Bask Bölgesi’nden Victoria, 2013 Yeşil Başkenti Fransa’dan Nantes olacak. Belli başlı değerlendirme başlıkları; iklim koruma faaliyetleri, hava kirliliği yönetimi, atık su, su, çevresel yönetim faaliyetleri, arazi kullanımı .

Hamburg iklim koruma konusunda atılım gösterdi peki şehir rol model olarak neler yapıyor?

Rol model olmak şehre bir sorumluluk getiriyor. Medya verilmiş vaatleri sürekli sorguluyor. Şehir üzerinde gelişmekte olan hizmetler ve servis olanaklarını sürdürmek gerekiyor.

Sürdürülebilir kalkınma konusunda somut adımlar atıldı, katılım sağlanmaya çalışılıyor. İklim koruma politikaları bağlamında karbondioksit emisyonu üzerine çalışma yürütülüyor. Elektirk tüketimi azaltıldı. Solar panelli fabrikalar oluşturmak için 1.5 milyon euro kamu fonu kullanıldı. Geleneksel kiremitler kullanılarak çatı düzenlemeleri için 400 bin euro harcandı.  Konut geliştirme projeleri için 10 milyon euro fon alındı, sonucunda 65 bin konutta iyileştirme yapıldı ve bu sayede emisyonda %25 olumluluk sağlandı.  Güneş enerjisi kullanımı, ısı geri kazanımı yönetimi gibi proje teklifleri özel şirketlere sunuluyor. Fonların dağılımında en büyük pay konutların ve ulaşımın iyileştirilmesinde. İklimle dost ulaşım hedefleniyor.  Kamu ulaşımı ağları, potansiyelin %100’ünü karşılıyor. Çevresel standartları iyileştirilmiş kamu ulaşımı için çevreyle dost elektirik kullanılıyor. Yerel toplu taşımanın tek bir elde toplanması çok önemli, tek elden yönetim sayesinde daha verimli ulaşım planı çıkarılabiliyor. E-mobilite açısından modern bölge; hibrid yakıtlı otobüsler ve kiralık bisikletler ulaşım ağına katılmış. Bisikletlere istediğiniz yerden binip istediğiniz yerde bırakabiliyorsunuz. Görünür ve ulaşılabilir durumdalar. Ayrıca kentte 400 eko(hibrid) taksi  bulunuyor .

Şehrin geleceği için içeriye doğru büyüme planlanıyor; yeşil alanları düzenlemek ve arttırmak gerekiyor. Boş alanlar geliştirilmeye çalışılıyor. Eski liman bölgesinde bulunan Haffen şehrinde ek araziler sağlandı, askeriyeye ait olan bölgeler dönüştürülüyor. 1979dan bu yana kirletilmiş olan alanlar temizlendil. Endüstriyel kirlenmeye 100e yakın başlıkta önlem ve 300 milyon euro bütçe oluşturuldu. İlk önce tehlikeli atıklar temizlendi. Son on yılda 40 hektar alan dönüştürüldü. Tesisler düzenlendi. Haffen;  sürdürülebilir kentsel dönüşüm bölgesi ilan edildi. Tamamen geliştirildiğinde 12 bin kişi yaşayacak, 40 bin kişi çalışacak. Bu bölgede örnek teşkil edebilecek yeşil binalar(Unilever Haus, Greenpeace-Zentrale, Spiegel-Zentral) bulunuyor. Zehirli atık alanı sembolik olarak rüzgar ve solar enerji dağına dönüştürüldü. İçilebilir su yönetimi sayesinde su kayıpları çok düşük düzeye ulaştı.

Gerçekleştirilen projeler

***Fikirler Treni; Tüm Avrupa’yı gezerek yeşil başkenti tüm şehirlerde anlatıp, çevre korumayla ilgili veri topladılar. Hamburg’a geri döndüklerinde topladıklayla treni bir sergi haline dönüştürdüler. Veriler sayesinde bir ağ oluşturuldu. Dijital medyaya aktararak  bilgiler paylaşılacak.

***Yıl içinde Hamburg’da çevre gençlik zirvesi yapıldı, Avrupa Komisyonu’ndan da katılım gerçekleşti.

***Süreçte kamu desteği sağlanması için vatandaşların ulaşımına açık bir konu başlığı ve uzun süreli tartışma ortamı yaratıldı.

Dirka’ya sorular;

1)      Yeşil Başkent, sadece yeşil unsurlar mı var? Sosyal sorunlar, örneğin Hamburg’daki göçmen işçi haklarının durumu da düşünülüyor mu?  

Dirka: Yeşil Başkent, ekolojik olaylara odaklanır, belediye ve idarelerin çevre konusundaki faaliyetlerini inceler. Ben de sorunlu olduğunu düşünüyorum  fakat sadece ekolojik yani;  su yönetimi hava kirliliği ile ilgili mevzuatları öngörüyor. Hamburg’da kendi iletişimimizde bu ödülü geliştirmenin yolunu arıyoruz. Komisyon da yarışmayı iyileştirmeye çalışıyor. Hamburg’daki sosyal mekanizmalar, Hamburg’daki herkes proje ve programımıza katılabilir dedik fakat tam istediğimiz gibi olmadı.

   2)Sanayicilerin direnci oldu mu, karbon salınımı konusundaki yenilemelerin maliyetleri konusunda tavırları ne oldu?

Dirka;  Şirketlerin gelişmelere karşı itirazları olmadı, kendi çevre standartlarını kendileri geliştirmek istediler.  Kurumsal sosyal sorumluluk olarak yaptılar. Biliyorsunuz bunlar da yeni bir iş alanı yaratıyor. Siemens nükleer çalışma yürütüyordu, bizim temel destekçimizdi, süreç içinde Stk’lar tepki gösterdi ve Siemens nükleer çalışma alanından çekildi.

3)Tüm bunlar olurken, sınıflar arasında sürekli açılan bir fark var örneğin Hamburg’da evsizlerin durumu nedir?

   Dirka; Evsizleri görünmez kılmak için çaba harcandı Hamburg’da;  evsizlerin yattığı yerlere çit ördüler. Bundan herkes rahatsızlık duydu, baskı oldu ve kaldırmak zorunda kaldılar. Zenginler hep daha zenginleşiyor, fakirler daha çok fakirleşiyor. Sosyal adaletin olduğunu söylemek çok mümkün değil.

Mithat Marul- mithatmarul@gmail.com

Fotoğraf yesilgazete.org ‘dan alınmıştır.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: