YEŞİL EKONOMİ KONFERANSI- 2. Oturum : YEŞİL SEÇENEKLER – 1

By: mithatmarul

Kas 10 2011

Kategori Yeşil Ekonomi Konferansı

Yorum bırakın

Aperture:f/2.8
Focal Length:6.1mm
ISO:800
Shutter:1/30 sec
Camera:Canon PowerShot G12

Sevgi Mutlu’nun moderatörlüğün’de Yerel Enerji – Hüseyin Çelik- Dikili Jeotermal A.Ş. ;

Yerel yönetimde farklı bir yeri var Dikilinin. Sosyal belediyecilik anlayışı hayata geçiriliyor.

Önceden, ayda 10 tona kadar su halkın kullanımına ücretsiz olarak sunuluyordu, belediye başkanımız hakkında dava açıldı, başkanımız bu davadan beraat etti. Şimdi, ayda 13 tona kadar su 1krş, 300 gr ekmek 40 krş, öğrenci taşımasında belediye araçları ücretsiz olması gibi halkçı uygulamalarımız var.

Dikili’de her yaz bir haftalık Barış ve Demokrasi Şenliği yapıyoruz; geçen yılın ana teması “Çevre” idi.

Dikili- Bergama arasında jeotermal kaynağımız var. Burada birçok kuruluş sera üretim yapıyor.

Dikili’nin jeo ısıya geçmesi çalışmaları 1984’te başlıyor. 1994’te Dikili Jeotermal A.Ş kuruluyor. 12-14 mayıs 2006 tarihleri arasında Jeotermal Enerji Sempozyumu yapılıyor. Sonuç bildirgesi yayınlanıyor. 35 sözlü sunum ve 3 çalıştay gerçekleştiriliyor. Dikili, jeotermal ısıtma alanı olarak planlanıyor. 2007’de kuyu ruhsatları alınıyor,bir büyük kuyu açılıyor. 2008 yılında ısıtmaya başlanıyor. 1500 konuta yakın bir ısıtma sağlanıyor, 7000 konut hedef. Dikili Jeotermal bütçesi 20-25 milyon TL, Dikili Belediyesi’nin ise 20 milyon TL civarı yani beledienin dışında destek bulmak gerekiyor. Tüm okullar ve kamu alanları jeotermal ile ısıtılıtyor. Devletin katkı koyması zorunluyken henüz bir katkı alabilmiş değil. Üretim ve re-enjeksiyon kuyuları açılmalı. Bu kuyu açmalar kamuda üç kat pahalı. Yerel yönetim bütçesiyle çok mümkün değil. Bölgenin çok iyi korunması gerekli.

Yerel Ekonomi-İlhan Koçulu – Tohum İzi Derneği

2000 yılında Kars’a dönmüş, memleketine döndüğünde gördüğü manzara; hayvan sayısı düşmüş, tohumların geni bozulmuş, Avrupa’dan yüksek verimlilikli hayvan gelmiş sonra hepsi ölmüş.

Gıdanın şirketlerin elinde insanlara baskı aracı olduğunu bu süreçte farketmiş.

“Köklerinden kopup şehre gelmiş insanların çok zorlandığını gördüm”.

Daha önce babasına şehre gidelim dediğinde, babası: “burda her 10 metrede bir selam alıyorum, oraya gelecem kimse yüzüme bakmayacak ” demiş ve köyünde kalmış.

Bölgedeki potansiyel değerler; eski köy pazarını tekrar başlatmak için 10 köyde çalışma başlatmış. Önemli doğa alanları, kültürel ve biyolojik çeşitliliğin olduğu alanları seçmiş.Bu alanda Kürtler, Malakanlar, Alman kökenliiler, Azeriler ve Zazalar yaşıyor. İlk önce iki köyde çalışmalara başlamışlar. Bu köyler 2200-2400 metrede ve günde iki kez ekmek getiriliyormuş.

“Biz niye yaşıyoruz?” sorusunu sormuş köylerde; genelde “çocuklarımız, torunlarımız için” cevabını almış. Çocuklarımız için toprak korumak; temiz gıda üretmek bizim için görev o halde düşüncesi köylüleri harekete geçirmiş.

Hiç görülmeyen hastalıklar son yıllarda görülmeye başlanmış, hastalık nedenlerini şöyle tarif ediyor; yapıları değişmiş gıdalar, gübreler ve tarım ilaçları. Bunu yok etmek için 10 köye organik sertifika alarak başladık ve ürettikleri sağlıklı ürünlerden de gelir elde edebilmelerini sağladık. Bölgede kaybolan tohumlar; buğday, seyrek keten tohumu, kırmızı buğday. Bu tohumların izini sürüp, değişmemiş halini bulmuşlar, çoğaltıp köylerde üretim yapanlara dağıtmışlar. Bu tohumlardan tekrar ekmekler yapılmaya başlanmış, bir teyze “damımıza koku, ağzımıza tat geldi” demiş.

Köydekilere örnek oluşturmak için 1 dönümle başladık,

-“verimli” tohum,gübre,ilaç,mazot ; 250 kilo ürün elde ediliyor

-yerli tohum,ilaç yok ,su yok; 170 kilo elde ediliyor

Dönüm başına harcanan sulama, ilaçlama giderleri hesap edildiğinde ata tohumlarımız ve geleneksel üretim yöntemlerimizin daha karlı olduğu ortaya çıkıyor.

SGP’den sağladığımız fonla tohum temizleme makinası aldık, 27 köye yayıldı son olarak da toplam 35 köyde yerli tohumla üretim yapılıp, tohum çoğaltılıyor. Toplamda köylüler yüzde 30 kar ettiler.

Kadınların rolü?

Kadınlarla konuştuk; şifalı bitkiler üzerine botanik çalışması yapıyorduk. Köyünde her yıl kanserden dolayı ölüm gerçekleşiyormuş. Sebebi ; yerel otları yemediklerinden direnç düşmüş. 2004’te başlanan şifalı bitki çalışmasından sonra, son 2 yıldır ölen yok.

-Geçimlik bahçeler yapıldı evlerin önüne, bir de bir amca tohum çoğaltıp yerel tohum dağıtıyor karşılığında ise peynir alıyor. Pirincin yerini tekrar geleneksel tohum olan “kavılca” aldı.

Yöre köylüleri kendi ekmeklerini tekrar yapar oldu. Medyanın etkisiyle bulgur küçümsenmişti, pirinç öne çıkarılmıştı. Şimdi ise üretilen ürünler tüketimde de tercih edilen ürünler oldu. Kentten köylerini tekrar ziyaret etmeye başlayanlar oldu.

Bu deneyimi görmek için yurt dışından gelenleri ağırlamak için köylüler yarışır olmuş. Fransızca dil eğitimi yapmaya başlanmış. İlk misafirler geldiklerinde, misafirlerle ilgilenen kadınlar daha dil bilmeden misafirler hakkında “Veronica evlenmiş-ayrılmış, İsabel kocasını kovmuş” gibi bilgileri dil dışı bir iletişim yöntemiyle anlayabiliyorlarmış, kadınlar bu iletişim yetenekleriyle oldukça etkili olmuşlar. Kadınlar bu projenin gerçekleşmesini, insanların tekrar üretime başlamasını sağlayanlar olmuş.

-Bize dayatılan mono kültür yerine “çok kültürlülük” vurgusu önemli.

-Peynircilik müzesi oluşturuluyor.  Yerel tatları bölgenin flora ve kliması belirler. Buranın yerel tatlarını tanıtacak satış mağazası yaptık.

-Tedavi niteliği tıbbi olarak da kanıtlanan bitkilerle ilgili; tanıma, toplama, kurutma ve kullanma aşamaları hayata geçirilmiş.

-SGP’den gelen yetkililer buradaki çalışmaları görmek için köyleri gezmişler, yaşlı bir kadına “Ne kadar kazanıyorsunuz? diye sormuşlar” Teyze: 3 tane torunum var; her biri her kış üç kere hastalanırdı, onlara burdaki bitkilerden, yiyeceklerden gönderdiğimden beri hastalanmıyorlar, onların doktor masraflarına harcadığımız parayla iki inek aldık, aldığımız sütle birlikte peynir yapar olduk yani öyle çok yerden kar ediyoruz ki size bunu hesaplayabilmem mümkün değil” demiş.

-Son yıllarda yaygın bir kadın hastalığı, bitkilerin kullanılmasıyla sona ermiş. En önemlisi de insanlar doğa içindeki dönüşümü tekrar görmeye başladılar.

-Kars merkezdeki fırınlar artık yerli un kullanıyor.

-Kavılca pirince rakip oldu; köylüler pirinç alıyorlardı eskiden artık kendileri bakkallara kavlıca satıyor . Örneğin önceden üretim yapmayan bir köylü, 10-12 dönüm yer işliyor ve hasadını at arabasıyla satıyor

. Kent Tarımı Uygulamaları- Aytaç Timur- Yeryüzü Derneği

2009’da bir köye yerleşip fide üreterek başladık, Bursa ve Kütahya’da 4 köylüyü organik tarıma ikna ettik, yerel tohumlardan ürettiğimiz fideleri şehirlerdekilere dağıtmaya başladık.

Kent bahçeleri sayesinde şehirdeki insanlar unuttukları bir şeyi hatırladı; “kıymet” kavramı.

Montreal ve Havana’da yoğun kent bahçesi uygulaması var, Moskova’da her 3 aileden 1’i kendi yiyeceğini üretiyor.

Biz de burada kent bahçesi için insanları nasıl ikna ederiz diye düşündük, bir ailenin 30 metrekare alana ihtiyacı olduğunu belirledik. Basın duyurusu yaptık 180 kişi başvurdu. 110 kişi katıldı. Şu an e-mail grubunda 60 kişi var.

-Yeriniz yoksa belediyeden kent bahçesi alanı talep edin.Öğrenciler üniversitelerdeki boş alanları değerlendirebilirler.

– Lojistiğin zararları,

50 metre karelik bir buzhane aylık 1500 tl elektrik yakıyor –

Kent bahçelerinin faydaları ,

-Taze yenilmiş sebzenin tüm antioksidanlarından faydalanabiliyorsunuz.

-Kompost üretebiliyorsunuz,çöp üretimi düşüyor.

-Toprağın su çekme kapasitesi artıyor.

-Çocukların bahçeyle tanışmasını sağlıyorsunuz, kreş kent bahçesi

-Emekliler için bahçeyle uğraşmak ruhsal olarak yararlı oluyor

-Fazla ürün çıkarsa komşularla paylaşımı

-Semt toplantıları yaparak deneyim paylaşımı

-Bahçesiyle uğraşamayanların bahçeleriyle başkaları ilgilenebiliyor.

Bu yıl 800 kilo ürün elde edildi bu bahçelerden.

Mithat MARUL- mithatmarul@gmail.com

Fotoğraf: http://www.yesilgazete.org

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: