İngiltere’de İslamofobia- Dr Tahir Abbas

By: mithatmarul

Kas 24 2011

Kategori Uncategorized

Yorum bırakın

23 Kasım’da  Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Stüdyolarında yapılan konferansa konuşmacı olarak Sosyolog Tahir Abbas katıldı.

İşte konferanstan notlar;

 

British Media, Politics and Islamophobia

Professor Dr. Tahir Abbas FRSA (Department of Sociology, Fatih University)

 

İNGİLTERE’de İSLAM
-Britanya’da Müslümanlar; Kim, Ne Zaman, Nasıl, Neden?
Göç ve Asimilasyon
İngiltere’deki 3 müslümandan biri Kashmir’den. Müslümanların 2/3’ü Güney Asya’dan. 2001
verilerine göre İngiltere’de 1.6 milyon Müslüman var.
1 milyon Müslüman Londra’da, Birmingham 150 Binle takip ediyor (Kashmir dışındaki en büyük Kashmirli populasyonu burada.)
İngiltere’deki müslümanların yarısı İngiltere doğumlu fakat kökenleri %54.5 Pakistanlı %46.6 Bangladeş.

1979’daki İran Devriminden sonra müslümanlar dünyanın odağı haline gelmiştir.
Bu yıl aynı zamanda Rusya’nın Afganistan’a girdiği yıldır.

The Salman Rushdie Affair ile birlikte 1989’da İngiliz Güney Asya Müslümanları’nın nasıl algılandığını görebiliriz.
Dinden dolayı ne kadar ayrı tutulduklarını, negatif anlamda hedef gösterildiklerini anlayabiliyoruz. Körfez Savaşı, Bosna Savaşı, Oklahoma Bombing, Taliban, Grozny & Kosova, Filistin Intifda, Irak Savaşı da bu konuda etkili oldu.
Huntington’ın “Clash of Civilisations(Medeniyetler Çatışması)” tezi de bu konuda yol gösterici.

11 Eylül’den sonra İslam ve Terörizm ilişkilendirildi ve insanlar müslümanlara tepki duymaya başladılar. Hristiyanlık Müslümanlığa karşı fikri anti-İslam ve anti-Amerikan tavırlarla desteklendi. Bu da sağcı grupların müslümanların istemedikleri özelliklerini yok saymasına yol açtı; kabul ve hoşgörü ortamını yok eden sesler yükselir oldu.
Siyasette de bu sesler karşılık buldu, anti-terörizm adı altında yeni gelen göçmenlere vatandaşlık testleri uygulamak gibi şeyler gerçekleşti.

İngiliz çok kültürlülüğü burada çok sıkı bir teste tabi oldu.
Peki müslümanlar nasıl tanımlandı?
– İslam, statik ve değişime yanıt vermeyen monolitik bir blok
– Diğer kültürlerle değerleri farklı tutuluyor ve “öteki”
– Müslümanlar barbar, cahil, kapalı fikirli, terörist ya da hoşgörüsüz dini fanatikler .
Fox gibi büyük televizyonlarda dahi müslümanlık karşıtı yayınlar yapıldı, filmler gösterildi.
Halkta da canavarlarla yaşıyorlarmış gibi bir korku sözkonusu.

İslamofobia’nın ortaya çıkışı
K. Malik; “Müslümanların hayatlarındaki reformları susturmak, yok saymak istiyorlar. Renkliliğin kabul seviyesi sınıra inmiş durumda.”
İslamofobia 90’ların ortasında konuşulmaya başlanıyor.
Bu konu kesinlikle gerçekten problem olarak kabul edılmeli, yok sayılmamalı. Asıl endişe bunlar yokmuş gibi sayılmasıdır. Problemler var olduğu sürece gündemde tutulmalı.
Tartışmalar var olsa da bunların daha analitik bir şekilde ortaya konulması gerekli.

Dr Tahir Abbas’a Sorular;

1) İslam kültürü bir döneme kadar sempatik ve egzotik görülüyordu, bir şekilde son yıllarda İslamofobiaya dönüştü, son bir yıldır ise Arap dünyasındaki gelişmelerle birlikte Batı’da değişik bir “Doğu” algısı oluşmaya başladı. Batı’da halklar bunu izliyor ve takdir ediyor. Arap Baharı’nın İspanya ve Amerika’da etkilerini görebiliyoruz .Bu gelişmeler araçsallaştırılarak iç politika meselesi olarak kullanılıyor. Müslümanların politik amaçlarla İslam’ı kullanılması islamofobianın gelişmesine katkısı olmuş mudur?

T.A: Son 20 yıldır İslam araç olarak kullanılıyor politikacılar tarafından. Yönetimin sallandığı Tahrir’de de gözlemleyebiliyoruz ki bu artık istenmiyor.

2) Obama’nın ABD Başkanlığına gelişi konusunda ne düşünüyorsunuz?
TA; Obama bizi çok heyecanlandırdı ama politikayı kim yönetiyor asıl soru olarak hep aklımızda.

 

3) Türkiye hükümetinin destek verdiği gelişmeler oldu Arap Baharın’da, “devrim” olarak adlandırılan değişimler yaşandı. Bunların ardından halk hala sokaklarda ve başlarına gelen ordu ya da diğer yönetimlerin himayesi altına girmek istemiyorlar.Kısacası Türkiye’nin Ortadoğuda üstlendiği rolü Ortadoğu halkları kabul etmiyor diyebilir miyiz?

T.A: Bu konu hakkında pek detay bilmiyorum sadece yorum yapabilirim. Tam anlamıyla bir değişim soz konusu değil. Rol model olacak, liderlik koltuğunu dolduracak ülke boşluğunu Türkiye doldurmak için -Mavi Marmara olayında olduğu gibi- çaba sarfediyor nasıl gelişeceğini göreceğiz fakat şu an meydanlarda tam bağımsızlık için protestolara devam edenlerin isteklerinin gerçekleşmesi zor görülüyor.

 

Mithat Marul- mithatmarul@gmail.com

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: